Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, petrol fiyatlarındaki artışın akaryakıt fiyatlarına etkisini sınırlamak amacıyla hayata geçirilen eşel mobil sistemine dair önemli açıklamalarda bulundu. TRT Haber’deki programda konuşan Şimşek, “Eşel mobil olmasaydı bugün mazot fiyatı 89,4 lira olacaktı, fakat şu anda 72,7 lira. Yani 73 liranın altında bir fiyattan vatandaşlarımıza sunuluyor” dedi.
Şimşek, enerji arz güvenliği konusunda Türkiye’nin mevcut durumda herhangi bir sorun yaşamadığını ve son 20-25 yılda enerji tedarikinde önemli çeşitlendirmeler gerçekleştirildiğini belirtti. Türkiye’nin Hürmüz Boğazı’na bağımlılığının düşük seviyelerde olduğunu vurgulayan Şimşek, petrol, doğal gaz, boru hatları, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ve depolama kapasitesi alanındaki yatırımlara dikkat çekti.
Enerji arz güvenliği açısından herhangi bir sorun olmadığını ifade eden Şimşek, “Jet yakıtında, doğal gazda ve petrolde şu anda bir sorun yok” dedi. Ancak petrol fiyatlarındaki yükselişin dış denge ve enflasyon üzerindeki etkilerini kabul ettiğini de ekledi. Türkiye’nin küresel arz şokundan etkilendiğini, fakat bu etkinin vatandaşlara sınırlı şekilde yansıdığını söyledi.
Eşel mobil sistemi kapsamında akaryakıt fiyatlarındaki artışın büyük bir kısmının bütçe tarafından karşılandığını dile getiren Şimşek, “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, bütçe imkanlarımız dahilinde petrol fiyatlarının pompa fiyatlarına yansımasını %75 oranında karşılayalım dedik. Akaryakıt ürünlerinde maktu ÖTV mevcut. Bu ÖTV’den feragat ederek eşel mobil sistemi ile vatandaşların karşılaştığı şoku sınırladık” dedi.
Şimşek, “Mazot fiyatı eşel mobil olmasaydı 90 lira olacaktı, ancak şu anda 72,7 lira. Benzin fiyatı ise eşel mobil uygulanmasaydı yaklaşık 79 lira olacaktı, şu an ise 64,6 lira” şeklinde ifade etti. Bu durumun, vatandaşların alım gücünü, çiftçileri, esnafı, sanayicileri ve ihracatçıları desteklemek amacıyla yapıldığını belirtti. Eşel mobil sisteminin enflasyondaki artışı da sınırladığına dikkat çekti.
Eşel mobil uygulamasının bütçeye önemli bir maliyet yüklediğini de vurgulayan Şimşek, ilk iki ayda 90 milyar lira gelir kaybı yaşandığını, bu tablonun yıl boyunca devam etmesi halinde maliyetin 600 milyar liraya ulaşabileceğini ifade etti.
Yurt dışından sermaye girişini teşvik etme planlarını da paylaşan Şimşek, Türkiye’nin, vergi avantajları nedeniyle yurtdışında bulunan varlıklı kişilerin dikkatini çekebileceğini belirtti. Yurt dışından elde edilen gelirlerin Türkiye’ye getirilmesi durumunda 20 yıl boyunca vergilendirilmeyeceğini söyleyen Şimşek, “Eğer Türkiye’de kazanılan gelir varsa vergilendirilecektir; fakat yurt dışından getirilen gelirler vergiden muaf tutulacak” dedi.
Varlık barışı düzenlemesi hakkında da bilgi veren Bakan Şimşek, bu uygulamanın önceki af niteliğinde olmayacağını açıkladı.