**
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, bu yıl işçilerin ve emekçilerin yaşadığı sıkıntıları bir kez daha gün yüzüne çıkardı. Yeniçağ Gazetesi’nin verilerine göre, Türkiye’de 12 milyon 850 bin geniş tanımlı işsiz bulunuyor. İşsizlik ödeneği alanların sayısının azalması ve çocuk işçiliği gibi sorunlar, emekçilerin yaşadığı zorlukların boyutunu gözler önüne seriyor.
DİSK-AR’ın İşsizliğin Görünümü Raporu’na göre, işsizlik oranı %31,5’e yükselirken, 4,5 milyon kişi haftada 40 saatten az çalışmakta ve daha fazla çalışma talep etmektedir. Ancak, 5,4 milyon kişi iş bulma umuduyla çaba sarf etmesine rağmen işe giremiyor. Her 10 işsizden 8’inin işsizlik ödeneğinden faydalanamadığı belirtiliyor. Ayrıca, İşsizlik Sigortası Fonu’ndaki devlet desteğinin %1’den %0,5’e düşürülmesi, işsizlik maaşlarının ilerleyen zamanlarda daha da azalacağını gösteriyor.
**İş Kazaları ve Çocuk İşçiliği:**
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 15-17 yaş grubundaki gençlerin işgücüne katılım oranı %25,5 iken, 0-17 yaş grubunda yoksulluk ya da sosyal dışlanma riski %36,8 olarak gösteriliyor. 2025 yılı itibarıyla, Mesleki Eğitim Merkezi Programı’na (MESEM) kayıtlı öğrenci sayısının 492 bin 627 olduğu açıklanmış. Ancak, bu program çerçevesinde 2016’dan bu yana 10’u ölümlü olmak üzere toplamda 1,273 iş kazası yaşanmış. İş Sağlığı ve Güvenliği Meclisi (İSİG) verilerine göre, geçtiğimiz yıl en az 94 çocuk işçi yaşamını yitirmiştir. 2025’te ise iş kazaları sonucunda en az 2,105 işçi hayatını kaybetmiştir.
**İstihdamda ve Eğitimde Zorluklar:**
TÜİK ve UN Women verilerine göre, 2024’te 15-24 yaş grubundaki genç kadınların %30,1’i ne eğitimde ne de istihdamda iken, erkeklerde bu oran %16,2 olarak kaydedilmiştir. 18-29 yaş aralığındaki gençlerin %30,3’ü istihdam ve eğitim dışında kalırken, genç kadınlarda bu oran %43,4’e ulaşmaktadır. Cinsiyetler arasındaki ücret farkı da dikkat çekiyor; ilköğretim ve ortaokul düzeyinde %14,1, lise düzeyinde %16,7, yükseköğretim düzeyinde ise %17,4 olarak belirlenmiştir.
Bu olumsuz göstergeler, işçi bayramında işçilerin karşılaştığı zorlukları bir kez daha hatırlatıyor. Yoksulluk ve işsizlikle mücadele, toplumun tüm kesimlerinin dikkat etmesi gereken bir sorun haline gelmiştir.