Mısır Araştırma Enstitüsü, yerli mısır tohumlarıyla Türk tarımına katkı sağlıyor

Sakarya’nın Arifiye ilçesinde 1926’da kurulan Mısır Araştırma Enstitüsü, ıslah süresinde önemli ölçüde tasarruf imkanı sunan yerli mısır tohumlarıyla Türk tarımına katkı sağlıyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğüne bağlı olarak mısır ve buğday çeşitleri üzerinde çalışmalar yürüten Enstitü, TÜBİTAK tarafından desteklenen proje kapsamında genetik yapısıyla oynanmadan mısır tohumu elde edilmesini sağlayan “yerli indirgeyici hatlar (tohumlar)” geliştirdi.

Tohum firmalarının çalışmalarına, ürün elde etmede süreçlerin kısalmasına ve daha hızlı çeşit geliştirilmesine büyük katkı sağlayan “ADAİL1” ve “ADAİL2” isimli bu tohumlar, “melezleme yöntemi” ile ıslah süresinde tasarruf imkanı sunuyor.

Bu tohumların 200 adedi, 300 bin lira karşılığında yerli tohumculuk firmaları tarafından satın alındı.

“Hem zaman hem de ekonomik anlamda büyük kar sağlıyor”

Enstitü müdürü Bülent Cengiz, AA muhabirine, ülke geneli için mısır, bölge için ise buğday üzerinde çalışmalar yaptıklarını söyledi.

Türkiye’nin tek tescilli kestane kabağının da Enstitüye ait olduğunu ifade eden Cengiz, “İki adet tescilli kestane kabağımız mevcut. Mısır ve buğdayla ilgili çalışmalarımız 1926’dan beri devam ediyor, son 5 yıllık dönemde yaklaşık 8 çeşit mısırı 17 firmaya ihalelerle verdik. Bunların hepsi yerli tohum firmalarımız. Buğdayda ise 8 firmaya 6 çeşit verdik. Bunlardan gelen sonuçlar Türk tarımı adına bizi gururlandırıyor. Buğdayda ‘Halis’ çeşidimiz ülke genelinde popülariteye sahip. Konya’da 1 dekardan yaklaşık 1 ton ürün alındığını duyunca bu bizi mutlu ediyor.” diye konuştu.

Cengiz, mısırda da 2015’te TÜBİTAK projesi kapsamında geliştirdikleri tohumların Türkiye’de bir ilk olarak tescillendiğini ve bunların satışını yaptıklarını belirtti.

Bu tohumların yurt dışı fiyatlarının 100 adet karşılığı 30 bin dolar civarında olduğuna dikkati çeken Cengiz, “Biz daha uygun fiyata yerli firmalarımızı desteklemek açısından satışını gerçekleştirdik. Bu indirgeyici hatların özelliği, ıslah süresini, yani yeni mısır çeşidi geliştirmede süreyi 8-10 yıldan 3 yıla kadar düşürebiliyor. Hem zaman hem de ekonomik anlamda büyük kar sağlıyor. Firmalardan yoğun talep var. Bunları Türk tarımına armağan ettiğimiz için mutlu ve gururluyuz.” ifadesini kullandı.

Cengiz, “ADAİL1 ve ADAİL2″nin 2021’de tescil edildiğini, biri yurt dışında olmak üzere şu ana kadar 4 firmaya satış yaptıklarını dile getirdi.

Antalya’dan mısır hatlarını almak için Enstitüye gelen yerli bir tohum firmasının kurucu ortaklarından Abit Çağlayan da indirgeyici mısır hatlarını duyup satın almaya karar verdiklerini söyledi.

Yurt dışında da alternatiflerinin olmasına rağmen milli ve yerli üretim olan bu tohumları tercih ettiklerini belirten Çağlayan, “Tohum alanında ciddi bir yatırım yapmayı düşünüyoruz. İndirgeyici hatlarımız bizi 3’te 1 oranında sonuca daha hızlı götüreceği için bu tohumu tercih ettik. Çalışmalarımız daha hızlı şekilde devam edecek. Bundan sonraki süreçte ülkemizi daha ileriyle götürmek için elimizden geleni yapacağız.” dedi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx